Öne Çıkan Yayın

YAŞ OLDU 44 (2016 Versiyon)

Birazdan Okuyacağınız yazı anlamsız bir hayattan vazgeçme değildir... Sadece içimdeki bazı duyguları paylaşma isteğiydi... 44 Yaşıma gi...

14 Şubat 2017 Salı

Masalsı Efsaneler

http://gamaspor.com/yazi/96/masalsi-efsaneler
Basketbol sahasına doğmuş, hayatını basketbolla bir kabul etmiş biri olarak gerçek aşkımın tenis olduğunu itiraf ediyorum. Yeşilyurt Spor Kulübü’nde sevgili tenisçi şimdiki büyük tenis koçu kardeşim Can Üner’le büyüdüm. Kulüpte önemli görevlerde bulunmuş basketbolcu babam bile bir tenisçi olmuştu. Bense çok seveceğimden korktuğum için o zamanlar bir kez olsun tenis raketini elime almadım. Çünkü kaderimin basketbol olduğunu biliyordum. Tenisin ise farklı kas gruplarını kullanıyor yalanı beni o yaşta kortlardan aktif sporcu olarak uzak tutmuştu. Yedi tane toprak kort kuzu gibi orada yatarken ben sadece ağırlık salonları, basketbol sahalarından antrenman yapıyor. Can Üner’leri, Gülberk Gültekin’leri seyrederek tenise platonik aşık olarak takılıyordum.

Şimdi elimden geldiğince zaman yaratarak sevgili Levent Günaydın ve ekibiyle Beykoz Tenis Kulübü'nde tenis oynuyorum.

Kızım Çağla Irmak doğduktan sadece 5 dakika sonra “O tenisçi olacak” dedim… Altı yaşına geldiğinde her sporla tanıştırdım ve o da tenisi tercih etti. Maalesef ülkemiz şartlarında iyi bir öğrenciliğin cezası olarak bu seneki üniversite sınavı için ara verdi. Umarım geri dönecek fırsatı yakalar ve keyifle devam eder.

“Basketbol yazılarını okuyorduk. Peki, nereden çıktı bu tenis yazısı?” diyeceksiniz…

Sportmenlik, Ahlak, Rekabet, Asalet, Azim, Çaba, Direnç, Çalışma ve SAYGI! Tenis, bunların hepsini bünyesinde toplayan bir branş… En güzelini sanatkar intizamında icra eden iki efsane, Roger Federer ile Rafael Nadal’in Avustralya Açık Final maçını izleyebilen milyonlarca şanslı kişiden biri olmak bir ayrıcalıktı. Bu maç o kadar önemliydi ki, kıyaslama yaparsam: Seyretmemem için sadece Basketbol milli takımlarımızdan biri büyük bir şampiyonada en az yarı finali oynuyor olmalıydı. Bunun dışında herhangi bir şey efsaneleri seyretmemi engelleyemezdi.

Aktif olarak yapmadığın bir branşa aşık olabilmek… Bu eskilerden başlıyor. Bjorn Borg’lerden geliyor bu aşk… Andre Agassi, Boris Becker, Björn Borg, Stefan Edberg, Lleyton Hewitt, Ivan Lendl, Carlos Moya, Patrick Rafter, Andy Roddick, Pete Sampras, Mats Wilander, Pat Cash, Henry Leconte, Mansour Bahrami, Michael Chang ve tenis kortlarının yazılı olmayan kurallarına aykırı zır deli ama büyük tenisçi John McEnroe… Kadın tenisçilerde ise Billie Jean King, Chris Evert Lloyd, Martina Navratilova, Steffi Graf, Arantxa Sanchez-Vicario, Jennifer Capriati, Monica Seles, Kim Clijsters, Lindsay Davenport, Justine Henin, Martina Hingis, Svetlana Kuznetsova, Mary Pierce, Lisa Raymond, Patty Schnyder, Caroline Wozniacki ve Serena - Venus Williams kardeşler…

İtiraf ediyorum ki şu anda NBA’den herhangi bir takım ilk beşini saymam mümkün değil. Çünkü seyretmiyorum.

Şimdi geçtiğimiz haftalarda hatta son 10 yılda kendi ülkemizde yaşadığımız sportmenlik örneklerini düşünün… Onların hepsini toplasanız sadece bu maçın sonrası yaşananların onda birine ulaşabilir mi? Çok değil daha geçtiğimiz hafta birbirlerini hedef gösteren canım takım kaptanlarını yaşadık. Canım yöneticilerin sporcu ve antrenörlerin gelecekleriyle oynadığına şahit olduk. Sahada birbirlerinin gırtlaklarını sıkan, şampiyonluk sonrası törende rakip takıma hakaret eden yıldız oyuncuların caps’lerini paylaşan ve bununla gurur duyan bir toplumuz…

Sanırım biz tenise, tenis de bize fazla… Biraz evlatlarınızı seviyor ve gelecekte mutlu olmalarını görmek istiyorsanız. Tenise başlayın. Hem siz de başlayın. Çünkü ölene kadar çocuklarınızla karşılıklı yapabileceğiniz tek spor tenistir. Hayattan zevk alın, zevk aldırın, mutlu olun, mutlu edin… Belki o zaman bu ülkeyi kurtaracak barışa ulaşabiliriz.
Aşağıdaki linklerde finalin harika bir özeti ve maç sonrası ödül törenindeki iki efsanenin açıklamalarını bulabilirsiniz.

Maçın Harika özeti: https://www.youtube.com/watch?v=ib-7nIFwSJY

Maç Sonrası Rafael Nadal Açıklamaları… https://www.youtube.com/watch?v=bDoOvZlbxMI

Maç Sonrası Roger Federer Açıklamaları… https://www.youtube.com/watch?v=k_NZKFSx0Vk

Yıllar önce Roger Federer’in kazandığı son Avustralya Open Şampiyonluğundan sonra aşağıdaki linkteki yazıyı yazmıştım. Onu da okumanızı tavsiye ve rica ederim.

http://burcinbadem.blogspot.com.tr/2016/01/federer-olabilmek.html

Ve yine tenisçi büyük efsane Mansour Bahrami’nin şovlarının yer aldığı bir seçkiyi bu linkten seyredebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=d6Vqp6UveIU

12 Ocak 2017 Perşembe

Bertans ile Doğru Basketbol

http://gamaspor.com/yazi/91/bertans-ile-dogru-basketbol 
Darüşşafaka Doğuş, Türk Hava Yolları Avrupa Ligi’nin 17. Haftasında Baskonia Vitoria’yı Dairis Bertans’ın mükemmel performansıyla yenmeyi başardı. Bertans, sadece oynadığı yüzdeyle değil, doğru seçimlere katkısı, potayı tehdit ve paylaşımlarla ekibini doğruya yönlendirerek galibiyete imza attı.

Senelerdir güzel basketbol oynamaya alışmış Vitoria ekibi karşılaşmaya çok iyi başladı. Bunda Daçka’nın uzun rotasyonundaki eksikliği önemli rol oynadı. David Blatt standart yöntemle oynadığı takdirde maçı elinden kaçıracağını anladı. Takımını hareketli –kısa- uzunlarla oynatmaya karar verdi. Tempoyu ve basketbol hakimiyetini ele geçirmesine biraz da Alfono Alonso’nun Bargnani’yi oyuna atıp deneme yapmasının da katkısı oldu.
Denge bozucu olarak görev alan Luke Harangody, 5 numarada hiç sayı atmasa da verdiği enerji, aldığı ribauntlar ve savunmadaki hareketliliği ile işini mükemmele yakın yaptı. Onunla beraber Moerman ve Clyburn içeride dokunulmayan top bırakmadılar. Yüksek tempoda hücum edip rakibi yıprattılar.
Darüşşafaka Doğuş, kaotik bir takım. Çok potansiyelli ama ritmi garip oyuncu topluluğu… Kişilik olarak doğru basketbolu hükmettirecek basketbol aklına sahip bir oyuncu yok. Dairis Bertans normalde pozisyon yaratılan ‘edilgen’ oyuncu rolündeki bir kişilik olmasına rağmen bu takımda basketbol kimliğine müdahil olmak zorunda kalıyor. Hatta zaman zaman seçimlerin en iyisini o yapıyor, yaptırıyor. Arkadaşlarına verdiği güven de cabası… Bu rakipleri için de bir sorun tabii ki… Tam şifreyi çözdüğünü sanan rakiplere karşı Daçka’da birisi çıkıp, maçı bir anda değiştirebiliyor ama başarıda süreklilik için mutlaka daha net oyun tarzı belirlemek gerek. Her takımı yenebilecek bir kadroya sahip olduğunu ispatlayan Darüşşafaka Doğuş, bu saatten sonra kadro içinde çözmesi gereken bu sorunu Wannamaker – Bertans ikilisini daha fazla kullanarak yapmak zorunda kalabilir. Scottie Wilbekin seyredilmesi gereken bir değer… Her takıma lazım, kaybettiğin maçı öteki salondan bile alabilir. Ama liderlik konusundaki becerisi tartışılır…

Bu akşamın yüksek üçlük yüzdesi konusunda çok kaygılanmamak lazım... Çünkü yüzdeli şutların en önemli nedeni doğru paylaşımlarla seçilmiş şutların girme olasılığının yüksek olmasıdır. Boş ve güzel şutlardan evinde isabet bulmak sürpriz olmamalı… Önemli olan, bu basketbol karakterini üzerine koyarak devam ettirebilmek…
Artık Darüşşafaka Doğuş bundan sonra oynayacağı deplasman maçlarına biraz daha fazla konsantre olmalı. Tüm takımlarımızın mustarip olduğu saat farkı konusunda keskin çözümlere çalışmalı. Play-off öncesi rakip sahada maç kazanmayı öğrenmek zorundalar...